Onu bir yük vagonunda donmuş halde buldular

15-01-2026, 15:14           
Onu bir yük vagonunda donmuş halde buldular
Onu bir yük vagonunda donmuş halde buldular; üzerinde yalnızca paltosuna iğnelenmiş bir not vardı — ve o çocuk, neredeyse ölüme terk eden bu kenti büyüyüp kurtaran bir kadına dönüştü.
1892 kışı. Laramie, Wyoming.
Bir demiryolu işçisi, boş bir yük vagonundan yükselen cılız ağlama sesini duydu. Vagonun içinde, dudakları mora çalmış, soğuktan tir tir titreyen, yaklaşık dört yaşlarında bir kız çocuğu vardı. Yıpranmış paltosunun yakasına iliştirilmiş küçük bir kâğıtta şu satırlar yazılıydı:
“Adı Josephine. Onu besleyemiyorum. Lütfen ona benim olabildiğimden daha merhametli olun.”
Kasaba halkının çoğu, çocuğun Doğu’daki bir yetimhaneye gönderilmesini istiyordu. Fakat kızıl hastalığından kendi evladını yitirmiş, Çin asıllı Amerikalı bir çamaşırcı olan Martha Chen, o korkuyla dolu gözlere baktı ve sessiz ama kararlı bir sesle konuştu:
“Benimle kalacak.”
Kasabada fısıltılar dolaştı. Çinli bir kadının beyaz bir çocuğu büyütmesi mi? Yakışıksız. Doğaya aykırı. Martha Chen bu sözleri duymazdan geldi. Josephine’e mum ışığında okumayı öğretti; çamaşırhanenin hesaplarını tutmayı, dedikodular yükseldiğinde başını dik tutmayı gösterdi. Josephine iki dil öğrendi, iki kültürle büyüdü ve sarsılmaz bir gerçeği erken yaşta kavradı: Aile, kan bağıyla değil; dünya buz kestiğinde orada kalabilmekle kurulurdu.
On yedi yaşına geldiğinde Josephine, kasabanın tek doktor muayenehanesinde çalışıyordu. 1905 kışında Laramie’yi difteri salgını sardı. Doktor üçüncü gün hastalığa yakalandı. Beş yıl boyunca dosyaları düzenlerken, aletleri hazırlarken gözlemlediği her bilgiyi içine sindirmiş olan Josephine, tereddüt etmeden sorumluluğu üstlendi. İki hafta boyunca neredeyse hiç uyumadı; ilaçları hazırladı, hastaları gözetledi, doktorun defterlerinde okuduğu karantina düzenini uygulamaya koydu.
Her şey sona erdiğinde, normalde hayatta kalamayacak yirmi üç kişi yaşamaya devam ediyordu. Bir zamanlar onun bu kasabadaki yerini sorgulayan insanlar, artık çocuklarının hayatını ona borçluydu. Sağlığına kavuşan doktor, büyük bir alçakgönüllülükle Josephine’in tıp eğitimine kefil olmayı teklif etti. Martha Chen ise Josephine’in hemşirelik okuluna kabul edildiğini görebilecek kadar yaşadı — bu, onun Wyoming’in ilk kadın doktorlarından biri olacağı yolculuğun ilk adımıydı.
Yıllar sonra bir gün, biri Josephine’e biyolojik annesini hiç merak edip etmediğini sordu. Josephine bir an durdu, düşündü ve başını yavaşça salladı.
“Beni donmak üzereyken bırakan kadın bana hayatı verdi. Beni büyüten kadın ise bana bir amaç verdi. Çoğu insanın tek bir anneden aldığı şeyden daha fazlasına sahibim — ben iki anneyle kutsanmış biriyim.”
Bir zamanlar mezarı olmaya ramak kalan o yük vagonu, onlarca yıl boyunca istasyonun yakınında paslanarak durdu. Sessiz bir hatırlatmaydı bu: En soğuk anlar bile, bazen en sıcak mirasların doğmasına vesile olurdu. Josephine Chen, kırk yıl boyunca Laramie’de hekimlik yaptı; çocukları dünyaya getirdi, kırıkları iyileştirdi, sayısız hayat kurtardı. Ve şunu kanıtladı: Kurtarılmak bir hikâyenin sonu değildir.
Bazen, yalnızca başlangıcıdır.
Ətayə Odər Əkbərsoy
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru