BİR ULUSUN KAHRAMANI: MARIO KEMPES

13-10-2025, 10:04           
BİR ULUSUN KAHRAMANI: MARIO KEMPES
1978 yazında Arjantin’in gökyüzü, yalnızca futbolun değil tarihin de en unutulmaz anlarından birine tanıklık etti. O anın başkahramanı ise, uzun saçlarıyla bir rock yıldızını andıran, sahada ise rakip savunmaları darmadağın eden Mario Kempes’ten başkası değildi. “El Matador” lakabıyla hafızalara kazınan Kempes, yalnızca attığı gollerle değil, karizması, hırsı ve oyun tarzıyla da bir futbol efsanesine dönüştü.
Arjantin, o yıllarda karanlık bir cunta rejiminin gölgesindeydi. Halkın sesi kısılmış, özgürlükler bastırılmıştı. Statlardaki tezahüratlar, bir bakıma susturulmuş milyonların iç çığlığı gibiydi. Ve işte o atmosferde Kempes, futboluyla bir ulusun yüreğine umut işledi. Onun her koşusu, her gol vuruşu, yalnızca bir sayı değil; özgürlüğün, sevincin ve dayanışmanın simgesiydi.
Kempes, Arjantin Milli Takımı’nda sırtına geçirdiği 10 numaralı formasıyla sadece bir golcü değil, aynı zamanda oyunu sürükleyen bir liderdi. Topla buluştuğunda güçlü fiziğini ustalıkla kullanır, uzun adımlarıyla rakiplerini geçer, ceza sahasında ise öldürücü bir soğukkanlılıkla son vuruşunu yapardı. Hızı, kuvveti ve bitiriciliği, onu dönemin savunmaları için adeta bir kâbusa dönüştürmüştü. Valencia’daki yıllarında geliştirdiği Avrupa tarzı oyun disipliniyle Güney Amerika’nın tutkusunu harmanlamış, ortaya eşine az rastlanır bir forvet profili çıkarmıştı.
Turnuvanın yıldızı olarak attığı 6 golle hem gol kralı oldu hem de Arjantin’in tarihindeki ilk Dünya Kupası’nı kaldırmasında en büyük pay sahibi oldu. Finalde Hollanda’ya karşı kaydettiği iki gol, yalnızca bir maçın değil, bir ülkenin kaderini değiştirdi. O anda tribünlerden gökyüzüne fırlatılan bembeyaz konfetiler, sanki gökten yağan kar taneleri gibi sahayı sararken, Kempes’in sevinci bir masal kahramanının zafer yürüyüşüne dönüşmüştü. Çocuk gözlerle o sahneyi izleyenler için o an, hayat boyu unutulmayacak bir düşe dönüştü.
TRT’nin tek kanalında Dünya Kupası’nı izleyen çocuklar ertesi gün mahalle aralarında Kempes olmak için kavga eder, “Ben El Matador’um!” diye bağırarak topun peşinden koşarlardı. O çocukların düşlerinde futbol yalnızca bir oyun değil, Kempes’in golleriyle büyüyen bir hayaldi.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, Mario Kempes yalnızca bir forvet değil, bir dönemin simgesi, futbolun bize bıraktığı tarifsiz huzurun ve mutluluğun adıdır. Golleriyle Arjantin’i zirveye taşırken, aslında insanlığın da kalbine umut ve sevgi işledi. El Matador artık yeşil sahalarda değil belki, ama hatıralarımızda hâlâ dimdik ayakta duruyor. Attığı her gol, üzerinden yıllar geçse de, futbolun neden sadece bir oyun değil, aynı zamanda insan ruhuna işleyen bir umut olduğunu hatırlatıyor.
70s 80s 90s Maziye Yolculuk
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]