İSTANBUL’UN İLK SERİ KATİLİ HAYALET HRİSTO
Bu gün, 07:34

Hristo Anastadiyadis Veled-i Ahilya; 1898 senedinde İstanbul, Beyoğlu, Papazköprü'de, Bakkal Yorgi’nin evinde doğdu. Osmanlı tebeası bir Rum’du. Annesi Andernohin, Beyoğlu’nda Peremeci Sokak’ta bir genelev işletmecisiydi. Babası Ahilya ile ilgili bilinen tek şey 1910 senesinde Atina’ya gidip bir daha ondan haber alınamamış olması.
Tam adı Hristo Anastadiyadis Veled-i Ahilya’dır. Veled-i Ahilya” eki, “Ahilya’nın oğlu” anlamına gelmektedir.
Hristo; “Hrisantos” ya da “Hayalet Hristo” olarak tanındı. Bu lakabın ona, suç işlerken hızlı ve iz bırakmadan hareket etmesi sebebiyle verilmiş olduğu düşünülmektedir.
Hristo, çocuk yaşta suç işlemeye başladı. Ağabeyi Koço ile tramvaylarda yankesicilik yaptı, annesinin genelevine gelen müşterilerin cüzdanlarını çaldı. 1914’te, 16 yaşında iken ilk sabıka kaydına sahip oldu.
Suç dünyasında hızla tanınan Hristo; Zafiri, Fantoma Mehmet, Harito, Makarnacı Niko ve Demirci Andon gibi dönemin azılı suçlularıyla beraber bir çete kurdu. İstanbul’un Beyoğlu, Galata, Tatavla (şimdiki Kurtuluş) ve Dolapdere gibi bölgelerini haraca bağlamaya başladılar.
Hristo’nun ilk cinayeti; 1918 yılında Boğazkesen’de sütçü ve muhallebici Recep Usta’dır. Maktulün boğazını kesmişti. İlk polis şehidi de Taksim Merkezi kadrosundan 2873 yaka sayılı polis Mehmet Efendi’ydi. Bu memur, yağmurlu bir gecede Dolapdere’den Sinanköy'e çıkan yokuşta, Madam Despina'nın imdat çağrısına koşarken, Hristo tarafından öldürülmüştü. O sıralarda Arap Mesut ile Galib adındaki suçlular da çetesine iltihak etmişlerdi. Böylece Hristo, sağında Zafiri, solunda Hariton ve avanesiyle, Beyoğlu’nda dehşet vermeye başladı.
Çete; 13’ü polis, 21 kişiyi öldürdü. Dolapdere Sinanköy Karakolu komiser muavini öldürdükleri polisler arasındadır.
Hristo; onu ve çetesini yakalamaya çalışan İstanbul polisine “Hepinizin kanını içeceğim” yazılı tehdit mektupları göndermişti. Polis, çete üyelerini teker teker bulup öldürdü, Hristo hariç.
1918’de Muhallebici Recep Usta cinayeti sonrası yakalanıp 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Halk rahat bir nefes aldı fakat Hristo cezaevinde rahat durmadı tünel kazarak çıktı ve Yunanistan’a kaçtı. Orada da rahat durmadı sevgilisi Eftimya’yı rahatsız eden birini vurdu ve kaçtı. O kaçtıktan sonra sevgilisi İstanbul’a döndü, buna çok sinirlenen Hristo da İstanbul’a döndü.
Sevgilisinin babasının ihbarıyla; Hristo, 8 Temmuz 1920’de Balıkçı Agaton’un evinde polis tarafından kıstırıldı. Çıkan çatışmada yaralandı ve Komiser Yardımcısı Muharrem Alkor ile polis Cafer Tayyar tarafından öldürüldü. Öldüğünde 23 yaşındaydı.
Hristo efsanesi bize Osmanlı’nın işgal yıllarındaki kaotik ortamı ve suç dünyasını yansıtır. Sinema sanatçısı Selda Akkor’un babası polis Muharrem Alkor’un “Hristos’u Ben Öldürdüm” kitabı ile “İstanbul Kan Ağlarken” (1952) ile “Üç Namus Bekçisi” (1969) filmleri, onun hikayesini anlatır.
Hristo’nun hikayesi çizgi roman olarak da basılmıştır.
Yazı ✍️: Bilhan Akkaya


