“Peki Ekselansları… Bu düğmelerin arasında, birine basınca bize bir fincan çay getirecek olan var mı?”
Dünən, 00:07
İtalya’da bir gün, diktatör Mussolini genç yazar Alberto Moravia’yı sarayındaki görkemli ofisine davet eder. Yüksek tavanlar, dev sütunlar ve duvarda asılı kocaman bir dünya haritası… Haritanın altında ise renkli düğmelerle dolu bir panel vardır. Mussolini, elindeki sopayla haritayı göstererek gururla anlatmaya başlar: “Bu düğmeye basarsam ordularım Afrika’da harekete geçer, buna basarsam Adriyatik’ten öteye ilerler, şu düğme Libya’daki birlikleri hareket ettirir…” Uzun uzun konuşur; sanki bütün dünya onun parmaklarının ucundaymış gibi. Moravia sessizce dinler. Mussolini’nin sözlerinde güçten çok gösteriş, ihtişamdan çok kibir vardır. Harita üzerindeki oklar, ordular ve düğmeler aslında bir iktidar gösterisidir; gücün değil, gücün sahnelenişinin. Bir süre sonra Moravia sakin bir sesle sorar: “Peki Ekselansları… Bu düğmelerin arasında, birine basınca bize bir fincan çay getirecek olan var mı?” Böylece bir gerçeği hatırlatmış olur: İktidar çoğu zaman büyük şeyleri yapabildiğini göstermek ister; ama en basit insani ihtiyacı bile karşılayamadığında bütün o görkem bir anda küçülür. Paloetos