Kurtuluş Savaşı Gazisi Giresunlu İĞNELİ PEMBE (GÜLPEMBE) HATUN
Bu gün, 17:04

Giresun'un Alucra ilçesinin şimdiki adıyla Doludere Köyünden, Aksakallı Ali Sofuoğulları sülalesindendir.
"Düşmana karşı erkekler gibi harp eden ve sekiz yerinden yaralanan Penbe Hatun"un,
Milli mücadeleye gönüllü katıldığında yaşı 50'nin üzerindeydi.
Sekiz yerinden yaralanmasına rağmen geri düşmemesi, sancağı yere değdirmeyişi ile sembol olur. Bilir ki; "Sancak düşerse ,umutta düşer".
Gönüllü Alayın Komutanı olan Osman Ağa, onu köyünde kalması için ikna etmeye çalışmış, ancak;
“ Ağam uğraşma, beni durduramazsın, evlatlarım vatanımız için dövüşürken ben köyümde rahat rahat oturamam. Ben de savaşacağım ve gerekiyorsa vatanım için cephede öleceğim." der.
Kurtuluş Savaşı'nda, Koçgiri ve Pontus isyanlarının bastırılmasında etkili olan Topal Osman Ağa'nın komutasındaki 47. Alayın sancak çavuşudur.
Savaşlara asker pantolonu ve ceketi giyerek, başını siyah bir çemberle örterek, cebinde küçük bir Kuran-ı Kerim, bir elinde bayrak, diğer elinde kılıç taşıyarak cepheye gitmiştir.
Kurtuluş Savaşı için Ankara'ya çağrılan 47. Gönüllü Piyade Alayının TBMM'nin önünde yaptığı bir geçit töreni sırasında, Mustafa Kemal Paşa, İğneli Pembe Hatun'u fark ederek Osman Ağaya onun kim olduğunu sorar.
Törenin bitiminde, Pembe Hatun'u çağırtarak ,
“Hatun senin köyünde evladın, yaşlı annen baban yok mudur, niçin onları bırakıp da savaşa gelirsin?” diye sorar.
Pembe Hatun;
“ Paşam vatan elden giderse ; evlatlarımın, anamın, babamın, köyümün ne önemi kalır. Vatan namustur. Ben önce namusumuza sahip çıkmak isterim, sonra yaşlı anama babama ve evlatlarıma."
Paşa bu cevap üzerine “Bu milli ruh var oldukça düşman burada barınamaz” der.
İğneli Pembe Hatun, hayatı boyunca bağlılığını ve inancını özetleyen şu sözleriyle tanınır:
"Yolum Mustafa Kemal yoludur, kolum Osman Ağa koludur!"
Vatan sizlere minnettar...
Minnet ve rahmetle anıyoruz.
Saban Varıcı

