TOYNBEE’NİN CEPHE GÖZLEMLERİ VE II. İNÖNÜ ZAFERİ: AMİRAL BRISTOL’UN GÜNLÜĞÜNDEN GERÇEKLER VE TARİHSEL YANILGILARIN ÇÜRÜTÜLMESİ

Dünən, 00:01           
TOYNBEE’NİN CEPHE GÖZLEMLERİ VE II. İNÖNÜ ZAFERİ: AMİRAL BRISTOL’UN GÜNLÜĞÜNDEN GERÇEKLER VE TARİHSEL YANILGILARIN ÇÜRÜTÜLMESİ
Görseldeki paylaştığımız tarihi belge, Amiral Mark Lambert Bristol'un (o dönemki ABD Türkiye Yüksek Komiseri / High Commissioner) günlük yazışmalarından veya "Savaş Günlüğü" (War Diary) kayıtlarından alınmış bir sayfadır.
Belgenin sol üst köşesindeki "MLB:JJT" kısaltması, belgenin Mark Lambert Bristol (MLB) tarafından dikte ettirildiğini veya onun adına sekreteri (muhtemelen baş harfleri JJT olan bir görevli) tarafından yazıldığını gösterir. Amiral Bristol, 1919-1927 yılları arasında ABD'nin İstanbul'daki Yüksek Komiseri olarak görev yapmıştır.
6 Nisan 1921. Bu tarih, Türk Kurtuluş Savaşı'nın en kritik dönemeçlerinden biri olan II. İnönü Muharebesi'nin (23-31 Mart 1921) hemen sonrasına denk gelmektedir.
Belgede geçen Fehime Sultan, Sultan V. Murad'ın kızıdır. Belgede, Yakın Doğu Yardım Komitesi'nin (Near East Relief - NER) onun İstanbul Ortaköy'deki yalısını veya kendisine ait bir mülkü personeli için kiralamayı/kullanmayı düşündüğü anlaşılmaktadır.
Toynbee'nin Amiral Bristol'a aktardığı askeri gözlemler, II. İnönü Muharebesi'ndeki Türk zaferini teyit etmektedir. Belgede geçen "Grekler (Yunanlar) Eskişehir (belgede 'Eski Shehir' olarak yazılmıştır) önünde son direnişlerini yapıyordu ve Bursa önündeki eski hatlarına çekildiler" ifadesi askeri tarihle birebir örtüşür.
Toynbee, Yunan ordusunun tüm rezervlerini tükettiğini ve bir Yunan tümeninin mevcut gücünün en az yarısını (%50) kaybederek çok ağır darbe aldığını belirtmektedir. Bu, Türk direnişinin tahmin edilenden çok daha organize ve güçlü olduğunu Batılı gözlemcilere kanıtlayan ilk büyük askeri raporlardan biridir.
"Yunanlılar ile savaşmadık, kendileri çekildi . Yunan mezarları niye yok o zaman " gibi saçma sapan ergümanlara dayanmaya ve inanmaya çalışanlara gelsin. Bu belgeler birincil kaynaklardır.
Kurtuluş Savaşı ve özellikle Batı Cephesi muharebeleri (İnönü, Kütahya-Eskişehir, Sakarya, Büyük Taarruz) hakkında ortaya atılan "Yunanlılarla savaşmadık, kurşun atmadan çekildiler" veya "Yasak savma kabilinden çarpışmalar oldu, ciddi bir savaş yaşanmadı, öyle olmasa her yerde Yunan mezarları olurdu" şekli iddialar, ne yazık ki askeri tarih metodolojisinden ve dönemin arşiv belgelerinden tamamen uzak, kulaktan dolma söylemlerdir.
Bu iddiayı ortaya atanların en büyük yanılgısı, savaş alanında ölen her askerin öldüğü yerde kalıcı ve anıtsal bir mezarının olacağını varsaymaktır. Tarihsel ve pratik gerçekler tamamen farklıdır:
* Savaş Alanı Temizliği ve Toplu Mezarlar: Muharebe meydanlarında salgın hastalık riskini önlemek için ölen askerler (özellikle geri çekilen veya mağlup olan tarafın geride bıraktığı cesetler) kazanan ordu veya yerel halk tarafından hızla ve toplu olarak gömülürdü. Bu geçici veya toplu mezarların üzerine mermer anıtlar dikilmezdi. Zamanla bu alanlar tarım arazisine dönüştü, doğa tarafından yutuldu veya üzerlerine yeni yerleşimler kuruldu.
* Hristiyan Defni ve Cenaze Nakilleri: Yunan ordusu geri çekilirken, imkanlar dahilinde kendi ölülerini geriye taşımaya çalışmıştır. Ayrıca, işgal döneminde İzmir ve çevresinde ölen pek çok Yunan askerinin cenazesi aileleri tarafından gemilerle Yunanistan’a nakledilmiştir. Atina’daki askeri mezarlıklarda bu döneme ait binlerce mezar taşı mevcuttur.
* İzmir’deki Temsili Mezarlıklar ve Anıtlar: İşgal yıllarında İzmir’de (özellikle Maşatlık bölgesinde ve Hristiyan mezarlıklarında) ölen Yunan askerleri için oluşturulmuş askeri mezarlıklar bulunmaktaydı. Ancak 1922’deki Türk zaferinden ve mübadeleden sonra, işgalci bir ordunun şehir merkezindeki anıtsal mezarlarının kalıcı olması sosyolojik ve siyasi olarak mümkün değildi; bu alanlar zamanla ortadan kalktı veya dönüştürüldü.
"Savaşmadık" iddiası, sadece Türk resmi tarih teziyle değil, o dönemin tarafsız veya bizzat Yunanistan'ı destekleyen devletlerinin arşivleriyle de tamamen çelişir.
* Müttefik ve Tarafsız Gözlemciler: Yukarıda çevirisini incelediğimiz 6 Nisan 1921 tarihli gizli Amerikan Savaş Günlüğü buna en sıcak ve taze örnektir. Dönemin ünlü İngiliz tarihçisi Arnold Toynbee, II. İnönü Muharebesi'nin hemen ardından cephe hattından dönmüş ve ABD Yüksek Komiseri Amiral Bristol’a bizzat şunları aktarmıştır:
"Yunanlar Türkleri mağlup edemeden onlara saldırmış ve saldırıda tüm yedek güçlerini kullanmışlardı; bu nedenle Yunanlar geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Yunanların bir tümeni çok ağır bir şekilde hırpalanmıştı ve kayıpları toplam güçlerinin en az %50'si kadardı."
* Sadece bu tek bir bağımsız belge bile, ortada "kurşun atmadan çekilme" değil, tümen düzeyinde %50'ye varan ağır kayıpların yaşandığı, tüm askeri rezervlerin tüketildiği çok şiddetli muharebelerin olduğunu kanıtlamaktadır.
Yunanistan'ın Kendi Askeri Kayıtları ve Siyasi Yıkımı:
Eğer büyük bir savaş yaşanmadıysa, Yunanistan tarihinin en büyük askeri ve siyasi felaketini neden bu dönemde yaşamıştır?
* "Küçük Asya Felaketi" (Mikrasiatiki Katastrofi): Yunan tarih yazımında bu savaş, tarihlerinin en büyük trajedisi olarak kabul edilir. Yunanistan devlet arşivlerinde ve askeri tarih departmanı (GES/DIS) kayıtlarında, Anadolu'da verdikleri kayıplar (ölen, yaralanan, kaybolan ve esir düşen yüz binlerce asker) isim isim listelenmiştir.
* Altılar Davası (Diki ton Ex): Savaşın kaybedilmesinin ardından Atina'da olağanüstü askeri mahkeme kurulmuş; mağlubiyetten sorumlu tutulan Başbakan Dimitrios Gounaris, eski Başkomutan Georgios Hatzianestis ve bakanların da aralarında bulunduğu 6 üst düzey devlet adamı kurşuna dizilmiştir. Savaşın olmadığı, askeri bir mücadelenin yaşanmadığı bir senaryoda, bir devlet kendi başbakanını ve genelkurmay başkanını neden idam etsin?
Mantıksal ve Askeri Çelişkiler:
* Tarihin En Uzun Meydan Muharebelerinden Biri: Sakarya Meydan Muharebesi, 22 gün 22 gece sürmüş kesintisiz bir cephe savaşıdır. Yüz kilometreyi aşan bir hatta, topçu düellolarıyla ve göğüs göğse süngü savaşlarıyla geçmiştir. Savaşmadan geri çekilen bir ordu, neden 22 gün boyunca binlerce top mermisi yağdırıp on binlerce kayıp versin?
* İstiklal Madalyaları ve Şehitlikler: Türkiye'nin hemen her kasabasında, her ailesinde bir İstiklal Savaşı gazisi veya şehidi hikayesi mevcuttur. Bugün Türkiye'deki Genelkurmay arşivlerinde (MSB Şehit Listeleri) Batı Cephesi'nde hangi köyden, hangi isimde erlerin hangi tepede şehit düştüğü kayıt altındadır.
Sonuç Olarak
"Yunanlılar savaşmadan çekildi, mezarları nerede?" argümanı, cehaletten beslenen popülist bir söylemdir. Savaşın gerçekliği; dönemin tarafsız diplomatik raporlarıyla, bizzat savaşı cephede izleyen Arnold Toynbee gibi yabancı yazarların tanıklıklarıyla, Yunanistan'ın kendi askeri/siyasi mahkeme arşivleriyle ve her iki tarafın verdiği on binlerce resmi kayıpla sabittir. Tarih, fısıltı gazetesiyle veya kulaktan dolma teorilerle değil; belge, arşiv ve fiziki kanıtlarla yazılır.
KAYNAK
ABD Ulusal Arşiv Belgeleri
Amerikan Yüksek Komiseri ve Donanma Komutanı
Amiral Mark L. Bristol Raporu
6 Nisan 1921
TC Murat Karan












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru