Henüz 4 yaşındayken, başı açık olduğu için sokakta bir yabancı tarafından dövüldü.
Bu gün, 00:07

Henüz 4 yaşındayken, başı açık olduğu için sokakta bir yabancı tarafından dövüldü. O gün babası eline bir makas aldı ve kızının hayatını tamamen değiştirdi.
Bugün Nilofar Ayoubi, Afgan gazeteci, girişimci ve kadın hakları savunucusu olarak dünyanın farklı platformlarında Afgan kadınlarının yaşadığı zorlukları anlatıyor.
Ancak çocukluğunun yaklaşık 10 yılı boyunca erkek gibi yaşamak zorunda kaldı.
Eğlence olsun diye değil...
Özgür olabilmek için.
Nilofar 4 yaşındayken yaşadığı saldırının ardından babası saçlarını kısa kestirdi ve annesine, "Onu erkek gibi giydir." dedi.
Böylece Afganistan'da "Bacha Posh" adı verilen geleneğin bir parçası oldu. Bu uygulamada bazı aileler, kız çocuklarını geçici olarak erkek gibi yetiştirir. Böylece kız çocukları daha rahat dışarı çıkabilir, okula gidebilir, çalışabilir ve günlük hayatta daha özgür hareket edebilir.
Nilofar da erkek sanıldığı yıllarda:
Okula gidebildi.
Spor yapabildi ve dışarıda özgürce oynayabildi.
Erkek refakati olmadan dolaşabildi.
Daha özgüvenli konuşabildi.
Evin dışındaki hayatı tanıyabildi.
Yıllarca herkes ona bir erkek gibi davrandı. Daha fazla saygı gördü ve daha fazla özgürlüğe sahip oldu.
Fakat büyüdüğünde yeniden kız kimliğine dönmesi beklendi.
İşte en zor dönem de buydu.
Bir gün özgürce dışarı çıkabilen, eğitim gören ve fikirlerini söyleyebilen biri iken, ertesi gün nasıl giyinmesi, nasıl konuşması ve nereye gidebileceği söylenen biri hâline geldi.
Nilofar ise buna boyun eğmedi.
Kadın girişimci oldu, kadınlara iş imkânı sağlayan projelerde çalıştı, gazetecilik yaptı ve kadın haklarını savunmaya başladı.
Taliban'ın yeniden Afganistan'da yönetimi ele geçirmesinin ardından ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bugün ise dünyanın dört bir yanında Afgan kadınlarının eğitim, çalışma ve özgürlük hakları için sesini yükseltmeye devam ediyor.
Nilofar'ın hikâyesi, bir babanın kızını reddetmesinin değil; ona toplumun vermediği güvenliği, eğitimi ve özgürlüğü kazandırmaya çalışmasının hikâyesidir.
En acı gerçek ise şuydu:
Bir kız çocuğunun normal bir çocukluk yaşayabilmesi için önce dünyayı, erkek olduğuna inandırması gerekiyordu.
Semra Alsalawy
TEREF

