TÜRKEŞ’İN KÜSLÜKLERİ
Bu gün, 09:54

Em. Binbaşı M. Naci Kuşadalı, 1973 Milletvekili seçimlerinde ve 1975 Senato seçimlerinde Denizli'den 1. sırada MHP adayı...
Bir gün Türkeş’e sordum:
-Albayım, siz Naci Kuşadalı ile neden konuşmuyorsunuz? Sizin ilgi ve alakanızın dışında kalmak onu üzüyor.
Cevap verdi:
-Ahmet, ben Naci 'ye küskünüm. Kendisine sordum:
-Albayım, siz bu küsmeyi kimden talim ettiniz?
-O halde mektup yaz. İmza edeyim, dedi.
Türkeş’in ağzından Naci Kuşadalı’ya muhabbet ve hasret ifade eden bir mektup yazdım. İmzasına sundum.
-Hiç gönlüm istemiyor ” dedi.
-Efendim gönül almak sevaptır ” dedim.
-Peki Ahmet benim gönlümü kim alacak? "diye sordu. Cevap verdim:
-Albayım merhamet edene merhamet edilir. İffetini koruyanın iffeti korunur. Bir kimse kardeşinin gönlünü alırsa Allah 'ta onun gönlünü alır.
-Getir öyleyse imza edeyim ” dedi ve mektubu imzaladı. Naci Kuşadalı apar topar Ankara’ya geldi. “Beni, Genel Başkan çağırmış "dedi.
Genel Başkan tarafından kabul edildi. Odasından çıktığı zaman üzgündü. Bana mektubu uzatarak, “Oku şunu " dedi. Kendi yazdığım mektubu okudum: “Naci’ciğim, uzun zamandan beri görüşemedik. Seni çok göreceğim geldi. Bir vakit bulup Ankara’ya gelirsen çok memnun olurum."
Naci bana döndü:
-Yahu Ahmet, yazdığı mektup başka, içerideki bana karşı tavrı başka… anlayamadım.
Ona açıklamaya çalıştım:
-Naci, Genel Başkan çok yorgun, çalışmadan başını kalkmıyor. Sen onun yorgunluğuna ve dalgınlığına ver, dedim.
Türkeş’i bir, iki kişiyle değil, dargın olduğu çok kişilerle barıştırdım
(Kaynak: Ahmet Er 🇹🇷 Hatıralarım 🇹🇷 Alternatif yay., 2000-Ank.)
Recep Küçükizsiz

