MHP KONGRESİNDE YAŞANANLAR -2
Bu gün, 16:04

Ülkücü Kuruluşlarda genel başkanlık yapmış olan Rıza Müftüoğlu, Bilal Bahar, Bahattin Ergezer ve başka birkaç arkadaş birlikte bir proje hazırlayarak Muharrem Şemsek dâhil bu dört adaya sunmaya karar verdik. Projemiz basitti. MYK 70 kişiden oluşuyordu. Her aday diğer adayların en yakın kadro arkadaşlarından 10 kişiyi kendi listesine alsa 30 kişilik bir rakam oluşuyordu.
Dolayısıyla kim genel başkan olursa zaten geriye kalan 40 kişi kendi listesinden seçilmiş olacağı için zorluk çekmeden yönetimini sürdürme imkânına sahip olacaktı. Ama böylece, seçilememiş olan adayın en yakın arkadaşları da MYK üyesi olacaklarından, gelecek için iddialarını ve aynı zamanda da birlikteliklerini sürdürmüş olacaklar, herhangi bir kopma yaşanmamış olacaktı.
Teklifimizi heyet oluşturarak yüz yüze yaptığımız görüşmeler yoluyla 4 aday ile de paylaştık. Tuğrul Bey hariç diğer aday arkadaşlar teklifimizi kabul ettiler. Ancak Ramiz Bey de kongre yaklaştığında bu kabulden vazgeçtiğini açıklayarak başkasının listesinde göreceği ismi kendi listesinden sileceğini açıkladı. Gerçi Ramiz Beyin listesinde olan Mustafa Mit, Nevzat Köseoğlu ve birkaç ismi daha Devlet Bey kendi listesine de almıştı. Ramiz Bey bunları gördüğü halde listesinden çıkarmadı.
İlk kongrede en yüksek oyu Tuğrul Bey aldığı halde yeterli çoğunluğa ulaşamadı. Diğer adayların kürsüye çıkarak, Devlet Bey ile el ele, ikinci sırada en çok oyu alan Devlet Bey lehine adaylıktan çekildiklerini açıklamaları üzerine kavga çıktı ve kongre iptal edilerek ileriki bir tarihe ertelendi.
Kamuoyu nezdinde MHP, basının da ilave katkılarıyla, çok kötü bir imajın sahibi olmaya aday görünüyordu. Bir faydam dokunabileceği umuduyla bir kere daha memuriyetten istifa ederek, Tuğrul Beyin vekâletinde yürütülmekte, ancak Genel Sekreterlik görevinde Devlet Beyin en yakın çalışma arkadaşı Koray Aydın’ın bulunduğu MHP Genel Merkezi’ne giderek yazılı olarak MYK üyeliğine aday olmak istediğimi bildirdim. Müracaatım herhangi bir adaya değil tüzel kişilik olarak doğrudan MHP Genel Merkezi’neydi. İşlemi nasıl uygulamaya koyacaklarını ben de bilmiyordum.
Kongre günü salona vardığımda aday olan Devlet Bahçeli ve Salih Gökçe Beyin ismimi kendi listelerine yazdığını Tuğrul Beyin ise yazmadığını gördüm. Seçimler yapıldı, Devlet Bahçeli Genel Başkanlığa seçildi, Onun listesinde bulunmam sebebiyle ben de MYK üyesi olarak seçilmiş oldum.
Devlet Beyin genel başkanlık yarışında kendisini destekleyen Ramiz Ongun Beyi Genel Başkan Başdanışmanı olarak yanına aldığını, Genel Merkez’de ona bir oda verdiğini duydum ve sevindim. Ancak daha hayırlı olsun demeye gitmek için vakit kalmadan Ramiz Beyin ayrıldığını söylediler.
Ben gittiğimde Ramiz Bey başdanışmanlık görevini bırakmıştı. Devlet Bey ile yaptığımız görüşmede bu görevi benim yapmamı istedi. Bana bir oda hazırlatacağını, oda hazırlanıncaya kadar Rahmetli Türkeş’in danışmanlığını yapan iki bayanın çalıştığı odaya bir masa daha atıp orada oturabileceğimi söyledi. Memnuniyetle kabul ettim.
Genel Merkez’de çalışmaya başladım. Başkanlık divanında görev yapan arkadaşların hemen tamamının benim orada bulunmamdan rahatsız oldukları çok açık şekilde anlaşılıyordu. Hemen hepsini çok eski yıllardan tanıdığım, öncesinde aramızda hiçbir kötü anı bulunmayan bu arkadaşların niçin rahatsız olduklarını anlayamıyordum.
Meğer kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda “Devlet Bey, Ali Bey ile çok eski arkadaş. Devlet Beyin bizimle Başkanlık Divanı’nda yaptığı görüşmeler göstermelik. Partiden çıktıktan sonra kendi aralarında görüşüyorlar, her şeyi kararlaştırdıktan sonra bize dikte ettiriyor” diye değerlendirmelerde bulunuyorlarmış. Tabii ki eski arkadaşı ve danışmanı sıfatıyla sık sık görüşüyorduk, ancak söyledikleri gibi bir şey yoktu, en azından ve benim açımdan böyle bir şey yoktu, bilgim dâhilinde değildi.
#ülkücühareket #12eylül
(Kaynak: Ali Güngör Benim Kavgam TKM Yay. Ank., 2012) ISBN: 978-605-87162-0-9
Recep Küçükizsiz

